Ey hakkı isteyen kimse!
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 07 Ağustos 2022, 21:27:30


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Ey hakkı isteyen kimse!  (Okunma Sayısı 4477 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 28 Mayıs 2015, 20:38:55 »

ÖNSÖZ

Şükredenlerin hamd edileni olan Allah (c.c)’a hamd olsun. Mücahitlerin imamı Rasulullah’a, onun ehline, ashabına ve din gününe kadar onların yolunda yürüyenlere ise salat ve selam olsun.

Allah (c.c) insanları ve cinleri sadece kendisine ibadet etsinler ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın O’nu gereği şekliyle birlesinler diye yarattı. Bu sebeple onlara rasuller gönderdi, şeriatler verdi ve kitablar indirdi.

Allah (c.c) bununla ilgili olarak şöyle buyuruyor:

“Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.”                                     (Zariyat: 56)

“Andolsun ki her ümmete: “Allah’a ibadet edin ve tağuttan kaçının” diye (söylemeleri için) bir rasul gönderdik.”                                                            (Nahl: 36)


Tevhid, ancak her şekil ve çeşidiyle tağutlardan beri olmak ve uzaklaşmakla sahih olur. Zira bu, La ilahe illAllah kelime-i tevhidinin manasının gerektirdiğidir. Allah’a dost olmak ise ancak O’na düşman olanlara düşman olmakla olur. Tıpkı haniflerin imamı olan İbrahim (a.s)’in yaptığı gibi... Allah (c.c) bu konu hakkında şöyle haber veriyor:

“(İbrahim) dedi ki: “Tapmış olduğunuz şeyleri gördünüz mü? Gerek sizler ve gerekse eski atalarınız? Öyle ki onlar, gerçekten benim düşmanımdır. Sadece Alemlerin rabbi (olan Allah) hariç...”            (Şuara:75-77)

İbrahim (a.s) sadece Allah (c.c)’a dost olması, Allah (c.c) düşmanlarına ise düşman olması neticesinde Allah (c.c)’ın velisi olmuştur. Çünkü Allah (c.c)’ın velisi olmak, ancak Allah (c.c)’tan başka ibadet edilenlerin ve Allah (c.c)’tan başkasına ibadet edenlerin hepsinden beri olmakla gerçekleşir.
Allah (c.c) bu konuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor:

“İbrahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: “Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi reddettik. Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve kin başlamıştır.”                                                   (Mumtahine: 4)

“İbrahim babasına ve milletine demişti ki: “Şüphesiz ki ben, sizin taptığınızdan uzağım. Beni yaratan ise hariç. Öyle ki O, beni doğru yola muhakkak iletecektir.” Böylece (İbrahim) onu ardında, belki (akledip) dönerler diye kalıcı bir kelime olarak bıraktı.”                                                                    (Zuhruf: 26-28)


Bu ayetlerden anlaşıldığına göre İbrahim (a.s), sadece Allah (c.c)’a dost olmayı ve O’ndan başka ibadet edilenlerden beri olmayı ifade eden La ilahe illAllah sözünü, kendisinden sonra gelecek olan nebiler ve onlara tabi olanlar için devamlı kalacak bir miras olarak bırakmıştır.

Miras olarak bırakılan bu söz öyle bir sözdür ki  yerler ve gökler onunla kaimdir, Allah (c.c) bütün kainatı ona bağlı kalan bir fıtrat üzere yarattı, İslam milletinin temeli olan kıble onun için ortaya kondu, kılıçlar onun için çekildi, o Allah (c.c)’ın kulları üzerindeki hakkını gösteren, kanı ve malı koruyan, cehennemde ebedi kalmaktan kurtaran, gerekleri yerine getirildiği taktirde kendisiyle cennete girilebilen, Allah (c.c)’a ancak onunla ulaşılabilen İslam’ın sözü ve cennetin anahtarı kılındı.

İnsanların mutlu veya mutsuz olmaları ancak onunla belirlendi. Yerilmiş ve kovulmuş kimse ile kendisinden razı olunmuş kimse ancak onunla ayırt edildi. Yine dar’ul İslam ile dar’ul harbin sınırları onunla çizildi.

Miras bırakılan La ilahe  illAllah sözü farz ve sünnetleri taşıyan bir direktir adeta. O halde her kim bu sözün gereklerini yerine getirir, onu bozacak her ne varsa onlardan uzak durur ve bu hal üzere ölürse muhakkak o kimse cennete girecektir.

La ilahe illAllah kelimesinin önemini böylece öğrendikten sonra bu kelimeyi bozan, onu geçersiz kılan  amel ve sözlerin de olduğunu bil! Zira tevhidi gerçekleştirmen için tevhidi bilmen senin için nasıl gerekliyse aynı şekilde tevhidi bozan amel ve sözleri de bilmen senin için mutlaka gereklidir. Ancak bu şekilde tevhidi bozucu amel ve sözlerden uzak durur ve tevhidini muhafaza edebilirsin.

Ey hakkı isteyen kimse! Elinde bulundurduğun şu kitap sana tevhidin çok önemli bir meselesini açıklamaktadır. Maalesef insanların çoğu, çok önemli olmasına rağmen bu meseleyi unutmuş, ondan gafil kalmışlardır.

İşte bu önemli mesele; müslümanlara karşı kâfirlere yardım etmek ve onları desteklemek meselesidir.

Bu mesele o derece önemlidir ki, bu konuda yapılacak ufak bir yanlış tevhidi bozmakta, onu temelinden yıkmakta ve kulun amelini boşa çıkarmaktadır.

İşte bu sebeple, küfür imamlarının fitne ve tuzaklarına düşmeyesin diye bu kitabı kaleme aldım. Böylece tağutların şişirilmiş âlimlerinin saptırmalarını ortaya çıkarmak ve insanları bu konuda uyarmak için bu meseleyi oldukça ayrıntılı bir şekilde delilleriyle ortaya koyarak görevimi yerine getirmek istedim.

Bu yazılanlardan sonra artık helak olan bilerek helak olsun, kurtulan da bilerek kurtulmuş olsun.

Allah (c.c)’tan bu amelimi kendi rızası için kabul etmesini ve kaleme almış olduğum şu kitabı insanları hakka ulaştırmada, onlara fayda vermede bir vesile kılmasını dilerim.

Nebimiz Muhammed (a.s)’e, onun ehline, ashabına ve din gününe kadar güzellikle onlara tabi olanlara selam olsun.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemiz üzerinden erişilebilen şeylerde Allah'ın razı olmadığı şeyler varsa, bunları reddediyoruz.


.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |