HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
01 Kasım 2014, 06:18:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: TAGUT ALİMLERİ VE TEVHİD ALİMLERİ  (Okunma Sayısı 1067 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Talebe
Ziyaretçi
« : 11 Aralık 2006, 14:56:55 »

SORU:TAGUT ALİMLERİ VE TEVHİD ALİMLERİ ARASINDA Kİ FARKI AÇIKLARMISINIZ.
Kayıtlı
Şeyhul-İslam
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9


« Yanıtla #1 : 11 Aralık 2006, 15:03:15 »

TEVHİD ALİMLERİNİN ÖZELLİĞİ

إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاء
Allah(c.c) şöyle buyuruyor:
“Allah’ın kullarından ancak Alimler korkar.”
(Fatır: 28)
وَلَكِنْ كُونُوا رَبَّانِيِّينَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنتُمْ تَدْرُسُونَ (79)
Allah(c.c) şöyle buyuruyor:
"... Fakat, öğrettiğiniz ve okuduğunuz Kitab gereğince Rabbaniler olunuz..."
 (Al-i İmran: 79)
وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يُوقِنُونَ (24)
Allah(c.c) şöyle buyuruyor:
"Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inan-dıkları zaman, onların içinden emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik."
 (Es- Secde:24)


ـ83 ـ6070 ـ263ـ حَدّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ أبِي السَّرِيِّ الْعَسْقََنِيُّ. ثَنَا خَلَفُ بْنُ تَمِيمٍ، عَنْ عَبْدِاللّهِ بْنِ السَّرِيِّ، عَنْ مُحَمّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: »إذَا لَعَنَ آخِرُ هذِهِ ا‘ُمَّةِ أوَّلَهَا، فَمَنْ كَتَمَ حَدِيثاً فَقَدْ كَتَمَ مَا أنْزَلَ اللّهُ«.

          83. (263) (6070)- Hz. Cabir (r.a) anlatıyor: "Resulullah (s.a.s) buyurdular ki: "Bu ümmetin sonradan gelenleri önce gelenlerine lanet ettiği vakit, kim bir hadisi söylemez, ketmederse, Allah'ın indirdiğini ketmetmiş (gizlemiş) olur."
(Kutubu Sitte)

      Bu hadis, senet itibariyle zayıf  sayılsa da, alimler, hadisin ifade ettiği manayı te'yid eden başka rivayetlere dayanarak hadiste beyan olunan manayı makbul addedip açıklama sunmuşlardır.

Sindî'nin Haşiye' sinde hadis iki şekilde te'vil edilmiştir: 

  1- Cehaletin artıp, Ashab'ın yüce makamını bilmeyen nesillerin yetişip, cehaletin artmasıyla, Ashab'a dil uzatanlar türediğinde hadis bilenler ve ilmi olanların bildiklerini gizlememelerinin gerekliliği. Kim de bildiğini gizlerse Allah'ın indirdiğini gizlemiş olur. Hadisler de, ulemanın ittifakla belirttiği üzere, vahye dayanmaktadırlar. Öyleyse onun gizlenmesi de "Allah'ın indirdiğini gizlemek" sayılmaktadır.
   
  2- Din ilimlerinin, çeşitli sebeplerle ortadan kalktığı, alimlerin sayıca azaldığı, ilim yerine cehaletin hüküm sürdüğü ve bu sebeple selef ve eslafa dil uzatıldığı zamanlarda ilme daha çok ihtiyaç hasıl olacaktır. Böyle durumlarda bilenlerin, bildiklerini açıklamaları gerekmektedir. Aksi takdirde Allah'ın indirdiğini gizleme gibi ciddi bir sorumluluğa düşmüş olacaklardır.


Tevhid alimleri kendi zamanlarındaki islamın önüne set çekilen, Allah’a ve resulüne giden hakkın üzerini örten, şirk, küfür, bidat hurafe ve islamın anlaşılmasına engel olan çağın fitnesi ne ise, bu fitnenin ortadan kalkması için mücadele ederler.
 Her dönemde hakkı batıla karıştıran insanlığı saptıran tevhidin anlaşılmasını zorlaştıran küfür önderleri hak tahrifçileri bulunur. İslam teşriinin yeryüzünden silindiği o günden bu güne kadar küfür önderleri hakkın sesini kısmış batılın sesini açmış dili değişen insanların dinlerini değiştirmiştir. Bunun karşısına dikilen tevhid alimlerini ya hapsetmiş, ya asmış yada sürgün etmiştir.  Tarih buna şahittir.
 
Artık tağutun tornasından seri imalatla belamlar üretilmeye başlanmıştır. Bu belamlar kendilerini imal edenlere bağlı kalarak islamın aslını değiştirmiş küfrün aslını yerleştirmiş ve hakkı batılla değiştirmişlerdir. Belamların yönlendirdiği halk kitleleri artık, ya müşrik ya kafir yada münafık olarak yetişmiştir. Allah’ın hidayet ettikleri dışındakilerin kalbi adeta kapalı sandığa dönmüştür. Ne içine bir şey koyabilirsin nede içinden bir şey alabilirsin.
İşte tevhid alimleri kendi dönemlerinin fitnesi ne ise bütün enerjisini vaktini bu fitneyi ortadan kaldırmak için kullanmışlardır. Zaten bunu yapmayan, yani zamanının küfrünü ve şirkini ve fitnesini yani tevhidi anlatmayan tevhid alimi olamaz. Olsa olsa tağut alimi olur.
İslam tarihine göz atıldığında fitnelerin zuhuru ve tevhid alimlerinin bunlarla mucadelesi takdire şayandır. Hazreti Ebu Bekir döneminde zekat vermeyenlerin fitnesi ve ashabın bunlara karşı tutumu.Hz Ali döneminde rafizi fitnesi ve Hz Ali nin onları hendekler kazdırıp ibreti alem olsun diye yakması. Selahaddin Eyyubi döneminde fatimi fitnesi Batınilerin Mısır’ı istilası fatimilerin içindeki tevhid alimleri ve dışındaki tevhid alimlerinin onlara karşı tutumu. Hatta alimler namazı tanımadıklarının arkasında kılmamasını çoğunluğun batini olduğunu askerlere tebliğ etmiştir. Ve Selahattin Eyyubinin Mısır’ı fethiyle fitne ortadan kalkmıştır.

Veyine Ahmet bin Hanbel döneminde halkul kuran fitnesi ve Ahmed bin Hanbele işkence edilmesi ve onlarla olan mücadelesi. İbn teymiye döneminde Moğol fitnesi vahdeti vucud fitnesi ve onlarla olan mücadelesi. Mustafa Sabri ve Seyyid Kutup dönemlerinde yakın tarih olmasına rağmen teşri ve sulta fitnesi. Ve yine günümüzde devam eden teşri fitnesi. Tağut alimlerinin bunu meşrulaştırma çalışmaları.

      Tagut ve yandaşları şayet tevhid alimlerinden haberdar iseler onlara aslı olmayan iftira ve karalama kampanyası başlatır cahil halkın gözünde itibarlarını düşürler. Her türlü basın ve yayın aracını kullanarak halkın bunlara kanmamasını tağut alimlerine itibar etmesini halka sürekli telkin ederler.
       Çünkü bu kafirler biliyorlar ki tevhid alimi olan bir kimse hiçbir zaman küfre ve haram olan bir amele yada söze ve harekete cevaz vermez. Verirse islamdan çıkacağını belam olacağını çok iyi bilirler.   
Oysa tağut alimlerini ya podyumlarda dansözlerle plaket aldığını görürsün ya baldırı çıplak şarkıcı ve türkücülerle türkü söyleyip onlara istediği fetvayı verdiğini, yada islamı tamamen Hıristiyanlaştırdıklarını görürsün. Tagut alimleri küfre rıza küfürdür harama rıza haramdır kaidesini bilmelerine rağmen. Bunların küfür ve haramlarına ortak olurlar ve hala kendilerini Müslüman sanırlar. Cahil halkta şayet bunları izlemek yada dinlemek caiz değilse hocalar bu tür programlara katılmaz inancı hakimdir. İşte tağut ve yandaşları haramı ve küfrü meşrulaştırmak halkın ölgün dinini dahada bozmak islamı her türlü görüşe saygı duyan bir din haline getirmek için çağın belamlarını kullanmakta ve hidayete giden yolu tıkamaya çalışmaktadırlar. Allah bunlara lanet etsin.
Kayıtlı
Şeyhul-İslam
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9


« Yanıtla #2 : 11 Aralık 2006, 15:06:04 »

TAĞUT ALİMLERİ

وَإِنْ نَكَثُوا أَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا فِي دِينِكُمْ فَقَاتِلُوا أَئِمَّةَ الْكُفْرِ إِنَّهُمْ لَا أَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنتَهُونَ (12)
Allah (c.c)şöyle buyuruyor:
Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa, sizde küfrün bu imamları ile savaşın; Çünkü onların yeminleri yoktur. Ola ki, vazgeçerler:                   
        (Tevbe; 12)

    “İbn Kesir buyetin hükmü geneldir der.” 
  (İbn Kesir Tefsiri)


وَجَعَلْنَاهُمْ أَئِمَّةً يَدْعُونَ إِلَى النَّارِ وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ لَا يُنصَرُونَ (41)

Allah (c.c)şöyle buyuruyor:
Onları, (insanları) ateşe çağıran imamlar kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir:   
(Kasas; 41)


Kim küfre öncülük ediyorsa o küfrün önderidir imamıdır.
Küfrün imamları hakkı bile bile gizlerler. İnsanlığa aydınlık ve hidayet rehberi olan Kur’an ve sünnetin anlaşılmaması için gerçek mahiyetini daima gizlerler.

ِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنزَلْنَا مِنْ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِ أُوْلَئِكَ يَلْعَنُهُمْ اللَّهُ وَيَلْعَنُهُمْ اللَّاعِنُونَ (159)
Allah (c.c)şöyle buyuruyor:
“İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti, Kitap'ta açıkça insanlara açıkladığımız halde (onları) gizleyenlere hem Allah lanet eder hem de lanet edebilen her şey lanet eder.”
(Bakara:159)


ـ80 ـ6067 ـ257ـ عَلِيُّ بْنُ مُحَمّدٍ، وَالْحُسَيْنُ بْنُ عَبْدِالرَّحْمنِ، قَاَ: ثَنَا عَبْدُاللّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ النَّصْريِّ، عَنْ نَهْشَلٍ، عَنِ الْضَّحَّاكِ، عَنِ ا‘سْودِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِاللّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ: لَوْ أنَّ أهْلَ الْْعِلْمِ صَانُوا الْعِلْمَ وَوَضَعُوهُ عِنْدَ أهْلِهِ لَسَادُوا بِهِ أهْلَ زَمَانِهِمْ. وَلكِنَّهُمْ بَذَلُوهُ ‘هْلِ الدُّنْيَا لِيَنَالُوا بِهِ مِنْ دُنْيَاهُمْ. فَهَانُوا عَلَيْهِ. سَمِعْتُ نَبِيَّكُمْ # يَقُولُ: »مَنْ جَعَلَ الْهُمُومَ هَمّاً وَاحِداً، هَمَّ آخِرَتِهِ، كَفَاهُ اللّهُ هَمَّ دُنْيَاهُ. وَمَنْ تَشَعَّبَتْ بِهِ الْهُمُومُ فِي أحْوَالِ الدُّنْيَا، لَمْ يُبَالِ اللّهُ فِي أيِّ أوْدِيَتِهَا هَلَكَ«.قَالَ أبُو الْحَسَنِ: حَدّثَنَا حَازِمُ بْنُ يَحْيى. ثَنَا أبُو بَكْرِ بْنُ أبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمّدُ بْنُ عَبْدِاللّهِ ابْنِ نُمَيْرٍ. قَاَ: ثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ. عَنْ مُعَاوِيَةَ النَّصْرِيِّ، وَكَانَ ثِقَةً. ثُمَّ ذَكَرَ الْحَدِيثَ نَحْوَهُ بإسْنَادِهِ.في الزوائد: إسناده ضعيف فيه نهشل بن سعيد. قيل إنه يروى المناكير. وقيل بل الموضوعات .


      80. (257) (6067)- Abdullah İbnu Mes'ud (r.a)  demiştir ki: "Eğer ilim ehli, ilmi koruyup, onu layık olanlara vermiş olsalardı, ilim  sayesinde devirlerinin insanlarına efendi olacaklardı. Ne var ki onlar ilmi, dünyalıklarından menfaat sağlamak için ehl-i dünya için harcadılar. Dünya ehli de alimleri aşağıladı. Halbuki ben, Peygamberimiz (s.a.s)'in şöyle söylediğini işittim: "Kimin tasası sadece ahiret olursa, dünya tasalarına Allah kifayet eder. Kim de dünya tasalarına kendini kaptırırsa, dünyanın hangi vadisinde helak olduğuna Allah aldırmayacaktır."

Cahil halkı kandırmak için hileli ve sihirli sözler söylerler. İşte camiler açık ezanlar okunuyor, sabaha kadar namaz kılsan yada ömrün boyunca oruç tutsan kimse sana karışıyor mu? Derler.
Bu küfrün önderleri maksatlarını gizleyerek şunu demek istiyorlar. Siz bu küfür devletine ancak köle olabilirsiniz. Sizin göreviniz vergi vermek yönetime gelen küfür partilerini desteklemek. Askere gitmek okula çocuklarınızı gönderin biz bize göre eğitelim siz yönetim işini bize bırakın din işi devlet işi ayrıdır. Siz bunları anlamazsınız.
Küfrün imamları içki, humar,faiz, zina,fuhuş ve açık gezme gibi Allah’ın kesin haram kıldığı şeylerden, camilerde bahsederler. Fakat bütün bunları serbest bırakan satılmasına yapılmasına ruhsat verenlerin Allah katındaki gerçek mahiyetlerini halktan gizlerler.
Küfrün önderleri hiçbir zaman teşri velayet şirkinden bahsetmezler. Kendilerini kim idare ederse etsin onlara yalakalık yapar onları överler. Halkada bu kimselere sadakatle bağlı kalmasını önerirler. İslam halifelerine olan bağlılığı küfrün yöneticilerine de yapılmasını cahil halktan isterler. Allah’a  resulüne ve İslam dinine ve Müslümanlara savaş açan tagutlara ulul emir sıfatını verir haklıda bu konuda yönlendirirler. Şayet halk tan bir fertle bu konuyu konuşmak gerçeği ona açıklamakla karşı karşıya kaldığınızda şu cevabı alırsınız. Ulul emre karşı çıkmak haramdır. Artık bu mesele fil imlere bile konu olmaktadır. Tagutlar yandaşlarına kendilerinin ulul emir olduğunu filimler de, camilerde, mescitlerde ve oturum ve panellerde islamın tartışıldığı batıya uygun Allah’ın kabul etmediği ve batının kabul ettiği ismi Müslüman gerçekte ise kafir ve müşrik kimseler yetiştirmek için bunu yaparlar.
Cuma bayram ve özel günlerde Allah ve resulünün lanetlediği alçalttığı tağut ve yandaşlarına dua eder ve onlara layık olmadıklar sıfatları verirler.
Şayet böyle olmasaydı küfür devleti bu imamları müftüleri hatipleri mevlithanları besler miydi onlara maaş verir miydi camileri onlara teslim eder miydi.
Tevhid aliminin ve davetçilerin üzerine düşen görev küfrün önderleriyle Kur’an ve sünnetle savaşmaktır. Onların maskelerini düşürmek gerçek yüzlerini ortaya koymaktır.

وَلَنْ تَرْضَى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللَّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنْ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءَهُمْ بَعْدَ الَّذِي جَاءَكَ مِنْ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنْ اللَّهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَصِيرٍ (120)
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
«Kendi dinlerine uymadıkça yahudi ve hristiyanlar senden asla razı olmayacaklardır.  De ki: «Allah' ın gösterdiği doğru yoldan başka doğru yol yoktur.» Yemin olsun ki sana ilim geldikten sonra şayet onların arzularına uyarsan Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.»           
(Bakara: 120)
وَلَئِنْ أَتَيْتَ الَّذِينَ أُوتُوا الكِتَابَ بِكُلِّ آيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَ وَمَا أَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍ وَلَئِنْ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَكَ مِنْ الْعِلْمِ إِنَّكَ إِذًا لَمِنْ الظَّالِمِينَ (145)
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

«Yemin olsun ki eğer sana ilim geldikten sonra onların arzularına uyarsan o zaman şüphesiz zalimlerden olursun.»
 (Bakara: 145)
Allah (c.c) ilk ayette; yahudi, hristiyan ve müşriklerin onların dinlerine tabi olmadıkça ve onların fikirlerini doğru kabul etmedikçe asla Rasulullah (s.a.s)' den razı olmayacaklarını bildiriyor. Devamla Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
«Ey Muhammed! De ki: «Allah'ın gösterdiği yoldan başka doğru yol yoktur. Yemin olsun ki sana ilim geldikten  sonra şayet onların arzularına uyarsan Allah'tan  sana ne bir dost ne  de bir  yardımcı vardır.»
İkinci ayeti kerimede ise şöyle buyuruluyor:
«Yemin olsun ki sana ilim geldikten sonra onların arzularına uyarsan o zaman şüphesiz zalimlerden olursun.»
Rasulullah (s.a.s)'in kendisinin en sevgili kulu ve rasulü olmasına rağmen, müşrikleri idare etmek veya onların kötülüklerinden sakınmak için kalbi imanla dolu olsa bile dıştan onların dinlerini, fikirlerini kabul etmiş görünmesi veya hareket ve davranışlarıyla bunu belli etmesi halinde Allah'ın yardım ve desteğinden mahrum bırakılıp zalimlerden olacağını Allah (c.c) apaçık bir şekilde beyan ediyor.
Yaratılmışların en şereflisi son rasul  Muhammed (s.a.s) için durum bu olursa acaba bu davranışlarda bulunan diğer insanların hali ne olur?
Kimde bu küfrün imamlarını Müslüman sayar onların doğru yol üzerinde olduklarını iddia eder onlara bağlanılması gerektiğini söylerse kafir ve müşrik olur.
“Allah’ı inkar eden imamların önderleri başkanları”
 “Allah’ı inkar edip isyan edenlere, Firavun kavmini öncüler yaptık.”
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2013, Simple Machines

.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |