Son Mesajlar
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ekim 2020, 10:01:06


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Bugün 01:07:45 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
EKİNLERİN VE MEYVELERİN ZEKÂTI BAHSİ
"قَالَ أَبُو حَنِيفَةَ : فِي قَلِيلِ مَا أَخْرَجَتْهُ الْأَرْضُ وَكَثِيرِهِ : الْعُشْرُ ،  سَوَاءٌ سُقِيَ سَيْحَاً ، أَوْ سَقَتْهُ السَّمَاءُ ، إلَّا الْحَطَبَ وَالْقَصَبُ وَالْحَشِيشُ . "
1- İmam Ebu Hanife’ye göre ister az olsun ister çok olsun odun, kamış ve ot hariç yerden çıkan bütün ekin ve meyveler için 1/10 zekât vardır. Zekâtın verilmesi açısından bu ürünlerin akan sularla (nehir, çay ve dere gibi) sulanmasıyla veya yağmurla sulanması arasında fark yoktur.
"وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ وَمُحَمَّدٌ : لَا يَجِبُ الْعُشْرُ إلَّا فِيمَا لَهُ ثَمَرَةٌ بَاقِيَةٌ ،  إذَا بَلَغَ خَمْسَةَ أَوْسُقٍ . وَالْوِسْقُ : سِتُّونَ صَاعَاً بِصَاعِ النَّبِيِّ - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ . "  
İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre ise dayanıklı olan ve bir sene muhafaza edilebilen ürünler 5 vesak miktarına ulaşırsa bunlar için 1/10 zekât vardır. Bunun dışındaki ürünler için zekât yoktur.
Vesak: Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem’in zamanındaki sa’ ile 60 sa’dır.(28)

"وَلَيْسَ فِي الْخَضْرَاوَاتِ عِنْدَهُمَا عُشْرٌ . "  
İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre dayanıklı olmadığı için uzun süre muhafaza edilemeyen (maydanoz, marul, tere, roka vb.) sebzeler ve (elma, nar, ayva, karpuz vb.) meyveler için zekât yoktur.(29)

"وَمَا سُقِيَ بِغَرْبٍ أَوْ دَالِيَةٍ أَوْ سَانِيَةٍ : فَفِيهِ نِصْفُ الْعُشْرِ عَلَى الْقَوْلَيْن"
2- Kovayla, su dolabıyla veya deveyle su taşınarak sulanan ve kendisine zekât düşen mahsullerde her iki görüşe göre 1/10’un yarısı (1/20) zekât vardır.
"وقَالَ أبو يُوسُف : فِيمَا لا يُوسَقُ ،  كالزَّعْفَرَانِ ، والقُطْنِ : يَجِبْ فِيِهِ العُشْرُ إذا بَلَغَتْ قِيمَتُهُ قِيمَةَ خَمْسَةِ أوسُقٍ مِنْ أدْنَى مَا يَدْخُلُ تَحْتَ الوَسْقِ . "
3- İmam Ebu Yusuf'a göre; zaferan, pamuk gibi vesak ölçüsüyle ölçülmeyen ürünlerin zekâtı hesaplanırken vesak ölçüsüne göre nisap hesaplanmaz (çünkü bu takdirde nisap çok yükselir ya da çok azalır). Bu sebeple bunların nisap miktarı şöyle ölçülür: Vesak ile ölçülemeyen ürünlerin değeri, vesak ile ölçülebilen ürünlerden en ucuz olan ürünün 5 vesak fiyatına ulaşırsa bu ürünlere zekât düşer.

"وَقَالَ مُحَمَّدٌ : يَجِبُ الْعُشْرُ إذَا بَلَغَ الْخَارِجُ خَمْسَةَ أَمْثَالٍ مِنْ أَعْلَى مَا يُقَدَّرُ بِهِ نَوْعُهُ فَاعْتُبِرَ فِي الْقُطْنِ : خَمْسَةُ أَحْمَالٍ ، وَفِي الزَّعْفَرَانِ: خَمْسَةُ أَمْنَاء . "
İmam Muhammed ise şöyle dedi: “Topraktan çıkan ve vesak ile ölçülemeyen ürün, o ürünün ölçüldüğü en büyük ölçü birimiyle ölçüldüğünde, bu ölçü biriminin beş katına ulaşıyorsa o ürüne zekât düşer. Buna göre, pamuk 5 haml’e(30), zaferan 5 menn’e(31) ulaştığında nisap miktarına ulaşmış olur.”

"وَفِي الْعَسَلِ : الْعُشْرُ قَلَّ أَوْ كَثُرَ إذَا أُخِذَ مِنْ أَرْضِ الْعُشْرِ . "
4- İster az olsun ister çok olsun öşür arazisinden(32) alınan balda 1/10 zekât vardır.

"وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ : لَا شَيْءَ فِيهِ حَتَّى يَبْلُغَ عَشَرَةَ أَزْقَاقٍ . "
İmam Ebu Yusuf’a göre 10 zıkk’a(33) ulaşmadığı müddetçe balda zekât yoktur.

"وَقَالَ مُحَمَّدٌ : خَمْسَةُ أَفْرَاقٍ . وَالْفَرَقُ : سِتَّةٌ وَثَلَاثُونَ رِطْلًا بالعِرَاقِيِّ. "
İmam Muhammed’e göre ise 5 farak’a ulaşmadığı müddetçe balda zekât yoktur. 1 farak, 36 Irak rıtlı’dır. (34)

"وَلَيْسَ فِي الْخَارِجِ مِنْ أَرْضِ الْخَرَاجِ عُشْرٌ . "
5- Haraç arazisinden(35) çıkan ürünlerde 1/10 zekât yoktur.


(28) 1 sa’ yaklaşık 3.25 kg’dır. 1 vesak 195 kg’dır. 5 vesak ise 975 kg’dır.
(29) Ticaret için ekilmemişse bu böyledir. Fakat ticaret için ekilmiş ve 200 dirhem gümüş miktarına ulaşmışsa o zaman ittifakla ticaret malı olarak zekâtları verilir.
(30) 1 haml 244.5 kg’dır. 5 haml ise 1222,5 kg’dır.
(31) 1 menn 815 gr’dır. 5 menn ise 4,075 kg’dır.
(32) Öşür arazisi: Müslümanlara ait toprak olup bu topraktan elde edilen ürünlerden ya 1/10 ya da 1/20 zekât alınır.
(33)  1 zıkk 50 menn’dir. 1 menn, 815 gr’dır. 10 zıkk ise 500 men yani 407,5 kg’dır.
(34)  1(bir) farak 6.5 kg’dır. 5 farak ise 32.5 kg’dır.
(35) Haraç arazisi: Müslüman olmayanlardan savaşsız ya da savaşarak alınan ve Müslüman olmayanların eline bırakılan arazidir. Bu araziden haraç vergisi alınır, ondan çıkan üründen öşür zekâtı alınmaz.


 2 
 : 19 Ekim 2020, 00:10:50 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
TİCARET MALLARININ ZEKÂTI

"الزَّكَاةُ وَاجِبَةٌ فِي عُرُوضِ التِّجَارَةِ ، كَائِنَةً مَا كَانَتْ ، إذا بَلَغَتْ قِيمَتُهَا نِصَابَاً مِنَ الذَّهَبِ أو الوَرَقِ . يُقَوِّمُهَا بِمَا هُوَ أَنْفَعُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ مِنْهُمَا. "
1- Hangi türden olursa olsun, değeri altın veya gümüşün nisabına ulaşan bütün ticaret mallarının zekâtını vermek farzdır. Altın veya gümüşten hangisinin nisap miktarı fakirler için daha faydalı ise malın değeri ona göre hesaplanır.

"وَإِذَا كَانَ النِّصَابُ كَامِلَاً فِي طَرَفَيْ الْحَوْلِ : فَنُقْصَانُهُ فِيمَا بَيْنَ ذَلِكَ لَا يُسْقِطُ الزَّكَاةَ . "
2- Ticaret malı, senenin başında ve sonunda tam olarak nisap miktarında ise senenin içinde nisaptan düşmesi zekâtın farziyetini düşürmez.

"وَتُضَمُّ قِيمَةُ الْعُرُوضِ إلَى الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ . وَكَذَلِكَ يُضَمُّ الذَّهَبُ إلَى الْفِضَّةِ بِالْقِيمَةِ ، حَتَّى يَتِمَّ النِّصَابُ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ"   
3- İmam Ebu Hanife’ye göre; nisabı tamamlamak için ticaret mallarının değeri altın ve gümüşe eklenir. Aynı şekilde nisap miktarını tamamlamak için altın, değeri göz önünde bulundurularak gümüşe eklenir. (26)

"وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ وَمُحَمَّدٌ : لَا يُضَمُّ الذَّهَبُ إلَى الْفِضَّةِ بِالْقِيمَةِ وَيُضَمُّ بِالْأَجْزَاءِ . " 
İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre ise altın, gümüşe değeriyle değil, cüzleri itibariyle eklenir. (27)


(26) Şöyle ki: Kişinin 100 dirhem gümüş değerinde 5 miskal altını ve 100 dirhem gümüşü varsa İmam Ebu Hanife’ye göre altın, değeriyle gümüşe eklendiğinde gümüş nisap miktarına ulaştığı için bunun zekâtını vermesi gerekir.
(27) Şöyle ki: Kişinin 15 miskal altını ve 50 dirhemi varsa (yani altını, nisabın 3/4’ü; gümüşü, nisabın 1/4’üdür) İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre 50 dirhemin 15 miskal altına eklenmesiyle nisap miktarı (4/4) tamamlandığı için zekâtın verilmesi gerekir.


 3 
 : 18 Ekim 2020, 00:49:17 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
ALTININ ZEKÂTI BAHSİ

"لَيْسَ فِيمَا دُونَ عِشْرِينَ مِثْقَالًا مِنْ الذَّهَبِ صَدَقَة .ٌ"
1- 20 miskalden(25) daha az olan altın için zekât yoktur.

"فَإِذَا كَانَتْ عِشْرِينَ مِثْقَالَاً ، وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ : فَفِيهَا نِصْفُ مِثْقَالٍ . ثُمَّ فِي كُلِّ أَرْبَعةِ مَثَاقِيلَ : قِيرَاطَانِ . "
2- Şayet kişinin sahip olduğu altın 20 miskal olur ve üzerinden hicri bir yıl geçerse yarım miskal zekât olarak verir. Bundan sonraki her 4 miskal için 2 kırat zekât verir.

"وَلَيْسَ فِيمَا دُونَ أَرْبَعَةِ مَثَاقِيلَ صَدَقَةٌ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ ، وقَالا :ما زَادَ عَلَى العِشْرِينَ : فَزَكَاتُهُ بِحِسَابِهَا . "
İmam Ebu Hanife’ye göre 20 miskalden sonra, 4 miskalden az olan fazlalıklar için zekât yoktur. İmam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf’a göre ise 20’den fazla fakat 4 miskalden az olan küsurat değerine göre hesap edilerek zekât verilir. 

"وَفِي تِبْرِ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَحُلِيِّهِمَا وَالْآنِيَةِ مِنْهُمَا :الزَّكَاةُ . "
3- İşlenmemiş ham altın ve gümüşe ve bu iki maddeden yapılmış süs eşyaları ile kap kacaklara zekât vardır.


(25) 1 miskal = 4,25 gr, 20 miskal = 85 gr.

 4 
 : 18 Ekim 2020, 00:44:25 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame

‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيم‎

Rabiulevvel ayının hilali, 29 Safer 1442 (17 Ekim 2020) tarihinde dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan Müslümanlar tarafından gözlenmiş fakat görülmemiştir. Bu sebeple Safer ayı otuza tamamlanacak, hicri 1442 ‎‎Rabiulevvel ayına ise 19 Ekim 2020 Pazartesi günü başlanacaktır.


 5 
 : 16 Ekim 2020, 00:01:22 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
GÜMÜŞÜN ZEKÂTI BAHSİ

"لَيْسَ فِي أَقَلَّ مِنْ مِائَتَيْ دِرْهَمٍ صَدَقَةٌ . فَإِذَا كَانَتْ مِائَتَيْ دِرْهَمٍ وَحَالَ عَلَيْهَا الحَوْل ُ : فَفِيهَا خَمْسَةُ دَرَاهِمَ . "
1- 200 gümüş dirhemden daha azı için zekât verme yükümlülüğü yoktur. Şayet kişi 200 gümüş dirheme sahip olur ve üzerinden hicri bir yıl geçerse zekât olarak 5 dirhem vermesi gerekir. 

"وَلَا شَيْءَ فِي الزِّيَادَةِ حَتَّى تَبْلُغَ أَرْبَعِينَ دِرْهَمَاً ، فَيَكُونُ فِيهَا دِرْهَمٌ مَعَ الْخَمْسَةِ . ثُمَّ فِي كُلِّ أَرْبَعِينَ دِرْهَمَاً : دِرْهَمٌ عِنْدَ أبي حَنِيفَة . "
2- 240 dirheme ulaşıncaya kadar 200 dirhemden artan fazlalık için zekât yoktur.(24) Şayet kişinin 240 dirhemi olursa 5 dirhemle beraber 1 dirhem daha zekât olarak vermesi gerekir. Bundan sonraki her 40 dirhem için 1 dirhem zekât olarak verir.

"وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ وَمُحَمَّدٌ : مَا زَادَ عَلَى الْمِائَتَيْنِ : فَزَكَاتُهُ بِحِسَابِهِ. "
3- İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre; 240 dirheme ulaşmasa bile 200 dirhemden artan fazlalık için kırkta bir hesabına göre zekât verilir.

"وَإِذَا كَانَ الْغَالِبُ عَلَى الْوَرِقِ الْفِضَّةَ : فَهِيَ فِي حُكْمِ الْفِضَّةِ .
وإذِا كَانَ الغَالِبُ عَلَى الدَّنَانِيرِ الذَّهَبَ : فَهُو فِي حُكْمِ الذَّهَبِ . وَإِذَا كَانَ الْغَالِبُ عَلَيْهَا الْغِشَّ : فَهِيَ فِي حُكْمِ الْعُرُوضِ ، وَيُعْتَبَرُ أَنْ تَبْلُغَ قِيمَتَهَا نِصَابَاً. "

4- Gümüş ve başka maddelerin karışımından yapılan dirhemin çoğu gümüşten ise gümüş hükmündedir. Eğer dinarın çoğu altın ise altın hükmündedir. Eğer altına veya gümüşe karışan bozuk olan madde, altın veya gümüşten daha fazla ise bu şey ticaret malı hükmündedir. Ticaret malı olan şeylerin değeri nisap miktarına ulaşınca zekâta tabi olur.


(24) Bu, İmam Ebu Hanife’ye göre böyledir.

 6 
 : 15 Ekim 2020, 00:03:02 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
ATLARIN ZEKÂTI BAHSİ

"إذَا كَانَتْ الْخَيْلُ سَائِمَةً ذُكُورَاً وَإِنَاثَاً وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ : فَصَاحِبُهَا بِالْخِيَارِ : إنْ شَاءَ أَعْطَى عَنْ كُلِّ فَرَسٍ دِينَارَاً ، وَإِنْ شَاءَ قَوَّمَهَا وَأَعْطَى عَنْ كُلِّ مِائَتَيْ دِرْهَمٍ  : خَمْسَةَ دَرَاهِمَ"
Atlar, dişi ve erkek karışık sürü halinde otlaklarda otluyorlarsa (saime ise) ve üzerlerinden hicri bir sene geçmişse atların sahibi zekât konusunda muhayyerdir; dilerse her bir at için bir altın dinar verir, dilerse sahip olduğu atların mali değerini hesaplar ve her iki yüz dirhem için beş dirhem zekât olarak verir.

"وَلَيْسَ فِي ذُكُورِهَا مُنْفَرِدَةً زَكَاةٌ . "
Sadece erkek atlardan oluşan at sürüleri için zekât yoktur.

"وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ وَمُحَمَّدٌ : لَا زَكَاةَ فِي الْخَيْلِ . "
İmam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf’a göre; (ister erkek olsun ister dişi olsun) at sürüleri için zekât yoktur.

"وَلَا شَيْءَ فِي الْبِغَالِ وَالْحَمِيرِ ، إلَّا أَنْ تَكُونَ لِلتِّجَارَةِ . "
Katır ve eşekler ticaret için kullanılmazlarsa onlar için zekât yoktur.

Zekât İle İlgili Diğer Meseleler:
"وَلَيْسَ فِي الْفُصْلَانِ وَالْعَجَاجِيلِ وَالْحُمْلَانِ صَدَقَةٌ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ وَمُحَمَّدٍ ، إلَّا أَنْ يَكُونَ مَعَهَا كِبَارٌ . وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ : تَجِبُ فِيهَا وَاحِدَةٌ مِنْهَا . "
1- İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed’e göre büyük develer, sığırlar ve koyunlarla birlikte olmadığı müddetçe deve yavruları, inek yavruları (buzağılar) ve kuzular için zekât yoktur. İmam Ebu Yusuf’a göre ise (aralarında büyük develer, sığırlar ve koyunlar olmasa bile) zekât olarak onlardan bir tane verir.

"وَمَنْ وَجَبَ عَلَيْهِ سِنٌّ ، فَلَمْ يُوجَدْ مَعَهُ ، أَخَذَ الْمُصَدِّقُ أَعْلَى مِنْهَا ، وَرَدَّ الْفَضْلَ ، أَوْ أَخَذَ دُونَهَا وَأَخَذَ الْفَضْلَ . "  
2- Bir kimsenin, belli bir yaştaki hayvanı zekât olarak vermesi gerekiyor fakat onda bu özelliklere sahip bir hayvan yoksa zekât memuru ondan daha büyük bir hayvanı alır ve aradaki farkı ona öder ya da ondan daha küçük bir hayvan alır ve aradaki farkı ondan alır.

"وَيَجُوزُ دَفْعُ الْقِيمَةِ فِي الزَّكَاةِ"
3- Zekât olarak verilecek şeyin yerine kıymetinin (mali değerinin) verilmesi caizdir.

"وَلَيْسَ فِي الْعَوَامِلِ وَالْحَوَامِلِ وَالْمَعْلُوفَةِ صَدَقَةٌ"
4- Yük hayvanları ve (yılın yarısından çoğunu ahırda geçirip) yemle beslenen hayvanların zekâtı yoktur.

"ولا يَأْخُذُ المُصَدِّقُ خِيَارَ المَالِ ، ولا رُذَالَتَهُ ، وَيَأْخُذُ الْوَسَطَ مِنْهُ. "
5- Zekât memuru zekâtı, kişinin malının en iyisi veya en kötüsünden değil, orta bir değere sahip olanlarından alır.

"وَمَنْ كَانَ لَهُ نِصَابٌ ، فَاسْتَفَادَ فِي أَثْنَاءِ الْحَوْلِ مَالَاً مِنْ جِنْسِهِ : ضَمَّهُ إلَى مَالِهِ ، وَزَكَّاهُ بِهِ . "  
6- Nisap miktarına ulaşmış malı olan kimse, senenin içerisinde aynı cinsten başka mallar da kazanırsa bunu diğer malına ekler ve zekâtını ona göre verir.

"وَالسَّائِمَةُ هِيَ : الَّتِي تَكْتَفِي بِالرَّعْيِ فِي أَكْثَرِ حَوْلِهَا . فَإِنْ عَلَفَهَا نِصْفَ الْحَوْلِ ، أَوْ أَكْثَرَ : فَلَا زَكَاةَ عَلَيْهِ فِيهَا . "  
Saime: Yılın yarısından çoğunu meralarda otlayarak geçiren hayvandır. Sahipleri tarafından yılın yarısını veya yarısından çoğunu yemle beslenerek geçiren hayvanlar için zekât yoktur.(22)
"وَالزَّكَاةُ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ وَأَبِي يُوسُفَ وَاجِبَةٌ فِي النِّصَابِ ، دُونَ الْعَفْوِ . وَقَالَ مُحَمَّدٌ وَزُفَرُ : تَتَعَلَّقُ بِالنِّصَابِ وَالْعَفْوِ . "  
7- İmam Ebu Hanife ve İmam Ebu Yusuf’a göre; hayvanlarda zekât, belirlenmiş olan nisap miktarı için vaciptir. Nisap miktarından artan fazlalık için ise ikinci nisap miktarına ulaşıncaya kadar zekât yoktur.(23) İmam Muhammed ve İmam Züfer’e göre ise hayvanlarda zekât, hem nisap miktarı için hem de artan fazlalık hesaplanarak verilir.

"وَإِذَا هَلَكَ الْمَالُ بَعْدَ وُجُوبِ الزَّكَاةِ : سَقَطَتْ عَنْهُ"
8- Kişinin zekât vacip olduktan sonra malı telef olursa zekât verme yükümlülüğü ondan kalkar.

"وإِنْ قَدَّمَ الزَّكَاةَ عَلَى الْحَوْلِ ، وَهُوَ مَالِكٌ لِلنِّصَابِ : جَازَ . "
9- Nisap miktarına ulaşmış malı olan kimsenin, üzerinden hicri bir yıl geçmeden önce bu malının zekâtını vermesi caizdir.


(22) Zekâtı olmamasından kasıt; bu hayvanların saime hayvanlarda olduğu gibi “Belli bir miktara kadar şu vasıfta olan şu hayvanın zekât olarak verilmesi gerekir.” şeklinde bir zekât hesabı yoktur. Fakat bu hayvanlar ticaret malı hükmünde olur, zekâtları buna göre hesaplanarak verilir.
(23) Şöyle ki: Kişinin saime olan 5 devesi var ve bunların üzerinden hicri bir yıl geçmişse zekât olarak 1 koyun verir. 6, 7 veya 8 devesi olsa bile yine de zekât olarak 1 koyun verir. Ta ki ikinci nisap miktarı olan 10 deveye ulaşıncaya kadar böyle devam eder. Şayet saime olan 10 devesi olursa zekât olarak 2 koyun verir.


 7 
 : 13 Ekim 2020, 00:01:58 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
KOYUNLARIN ZEKÂTI BAHSİ

"لَيْسَ فِي أَقَلَّ مِنْ أَرْبَعِينَ شَاةً صَدَقَةٌ"
40 koyundan daha az koyun için zekât yoktur.

"فَإِذَا كَانَتْ أَرْبَعِينَ سَائِمَةً ، وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ : فَفِيهَا شَاةٌ ، إلى مائة وعِشْرِين . "
Şayet kişinin saime olan 40 koyunu var ve üzerinden hicri bir sene geçmişse zekât olarak 1 koyun vermesi gerekir. 120 koyuna kadar bu böyledir.

"فَإذا زَادَتْ واحدةً : فَفِيهَا شَاتَانِ ، إلى مائتَين. "
121’den 200’e kadar koyunu varsa zekât olarak 2 koyun vermesi gerekir.

"فَإذا زَادَتْ واحِدَةً : فَفِيهَا ثَلاثُ شِيَاه ، إلى ثَلاثَمائَةٍ وتِسْعَةٍ وَتِسْعِين. "
201’den 399’a kadar koyunu varsa zekât olarak 3 koyun vermesi gerekir.

"فَإذا بَلَغَتْ أربَعَمائةٍ : فَفِيَها أرْبَعُ شِيَاهٍ . "
Koyunların sayısı 400 olursa zekât olarak 4 koyun vermesi gerekir.
"ثُمَّ فِي كُلِّ مَائةٍ : شَاةٌ . "
Sonra her 100 koyun artışında 1 koyunu zekât olarak vermesi gerekir.
"والضَّأْنُ والمَعْزُ سَواءٌ. "
Zekâtın hesaplanması bakımından koyun ile keçi arasında bir fark yoktur.

 8 
 : 11 Ekim 2020, 11:33:34 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
SIĞIRLARIN ZEKÂTI BAHSİ

"لَيْسَ فِي أَقَلَّ مِنْ ثَلَاثِينَ مِنْ الْبَقَرِ السَّائمَةِ صَدَقَةٌ . فَإِذَا كَانَتْ ثَلَاثِينَ سَائِمَةً ، وَحَال عَلَيْهَا الْحَوْلُ : فَفِيهَا تَبِيعٌ أَوْ تَبِيعَةٌ . "
30 sığırdan aşağısı için zekât yoktur. Şayet kişinin 30 saime sığırı olur ve bunların üzerinden hicri bir sene geçerse zekât olarak iki yaşına basmış 1 erkek veya dişi sığır vermesi gerekir.

"وَفِي أَرْبَعِينَ : مُسِنٌّ أَوْ مُسِنَّةٌ"
40 saime sığırı olursa zekât olarak üç yaşına basmış 1 erkek veya dişi sığır vermesi gerekir.

"فَإِذَا زَادَتْ عَلَى الْأَرْبَعِينَ : وَجَبَ فِي الزِّيَادَةُ بِقَدْرِ ذَلِكَ إلَى سِتِّينَ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ . فَفِي الواحِدَةِ : رُبْعُ عُشْرِ مُسِنَّةٍ .وفي الثِنْتَيْنِ : نِصْفُ عُشْرِ مُسِنَّةٍ .وفي الثَّلاثَةِ : ثَلاثَةُ أرْبَاعِ عُشْرِ مُسِنَّةٍ . وفي الأرْبَعِ : عُشْرُ مُسِنَّةٍ . وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ وَمُحَمَّدٌ : لَا شَيْءَ فِي الزِّيَادَةِ حَتَّى تَبْلُغَ السِّتِّينَ : فَيَكونُ فِيهَا تَبِيعَانِ ، أو تَبيعَتَان . "
Şayet sığırların sayısı 40’ı aşarsa İmam Ebu Hanife’ye göre 60 sığıra kadar artış miktarına göre zekât vermesi gerekir. Şöyle ki: Artan bir sığır için üç yaşına basmış bir sığırın kırkta birini, iki sığır için üç yaşına basmış bir sığırın yirmide birini, üç sığır için üç yaşına basmış bir sığırın yüzde yedi buçuğunu, dört sığır için üç yaşına basmış bir sığırın onda birini zekât olarak verir. İmam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf’a göre ise sığırların sayısı 60’a ulaşıncaya kadar zekâtta herhangi bir artış olmaz. Fakat sığırların sayısı 60’a ulaşırsa iki yaşına basmış 2 erkek ya da 2 dişi sığır zekât verilmesi gerekir.

"وَفِي سَبْعِينَ : مُسِنَّةٌ وَتَبِيعٌ . " 
Sahip olduğu sığırların sayısı 70 olursa üç yaşına basmış 1 sığır ile iki yaşına basmış 1 sığırı zekât olarak vermesi gerekir.

"وَفِي ثَمَانِينَ : مُسِنَّتَانِ . "
Sığırların sayısı 80 olursa üç yaşına basmış 2 sığırı zekât olarak vermesi gerekir.

"وَفِي تِسْعِينَ : ثَلَاثَةُ أَتْبِعَةٍ . "
Sığırların sayısı 90 olursa iki yaşına basmış 3 sığırı zekât olarak vermesi gerekir.

"وَفِي مِائَةٍ : تَبِيعَانِ وَمُسِنَّةٌ . "
Sığırların sayısı 100 olursa üç yaşına basmış 1 sığır ile iki yaşına basmış 2 sığırı zekât olarak vermesi gerekir.

"وَعَلَى هَذَا يَتَغَيَّرُ الْفَرْضُ فِي كُلِّ عَشْرٍ ، مِنْ تَبِيعٍ إلَى مُسِنَّةٍ ، ومِنْ مُسِنَّةٍ إلى تَبِيعٍ . "
Her 10 sığır arttığında hesap bu şekilde, iki yaşına basmış sığır ile üç yaşına basmış sığır arasında değişir.

"وَالْجَوَامِيسُ وَالْبَقَرُ سَوَاءٌ . " 
Zekâtının hesaplanması bakımından sığırlar ile mandalar arasında bir fark yoktur.

 9 
 : 10 Ekim 2020, 00:03:44 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
DEVELERİN ZEKÂTI BAHSİ

"لَيْسَ فِي أَقَلَّ مِنْ خَمْسِ ذَوْدٍ مِنَ الإبِلِ صَدَقَةٌ . "
Beş deveden aşağısı için zekât verme yükümlülüğü yoktur.

"فَإِذا بَلَغَتْ خَمْسَاً سَائِمَةً ، وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ : فَفِيهَا شَاةٌ ، إلى تِسْعٍ . "
Kişinin saime(20) olan 5 devesi var ve bunların üzerinden hicri bir yıl geçmişse, zekât olarak 1 koyun(21) verir. 9 deveye kadar bu böyledir.

"فِإذَا كَانَتْ عَشْرَاً : فَفِيهَا شَاتَانِ ، إِلَى أَرْبَعَ عَشَرَة . "
Şayet 10 devesi varsa zekât olarak 2 koyun verir. 14 deveye kadar bu böyledir.

"فَإِذَا كَانَتْ خَمْسَ عَشَرَةَ : فَفِيهَا ثَلاَثُ شِيَاهٍ ،إِلَى تِسْعَ عَشَرَةَ . "
15 devesi varsa zekât olarak 3 koyun verir. 19 deveye kadar bu böyledir.

"فِإذَا كَانَتْ عِشْرِينَ : فَفِيهَا أَرْبَعُ شِيَاهٍ ، إِلَى أَرْبَعٍ وَعِشْرِينَ. "  
20 devesi varsa zekât olarak 4 koyun verir. 24 deveye kadar bu böyledir.

"فَإِذَا بَلَغَتْ خَمْسَاً وَعِشْرِينَ : فَفِيهَا بِنْتُ مَخَاضٍ ، إِلَى خَمْسٍ وَثَلَاثِينَ . "  
Sahip olduğu develerin sayısı 25 deveye ulaşırsa zekât olarak iki yaşına basmış 1 dişi deve verir. 35 deveye kadar bu böyledir.

"فَإِذَا بَلَغَتْ سِتَّاً وَثَلَاثِينَ  : فَفِيهَا بِنْتُ لَبُونٍ ، إلَى خَمْسٍ وَأَرْبَعِينَ. "
36 devesi varsa zekât olarak üç yaşına basmış 1 dişi deve vermesi gerekir. 45 deveye kadar bu böyledir.

"فَإِذَا بَلَغَتْ سِتَّاً وَأَرْبَعِينَ : فَفِيهَا حِقَّةٌ ، إلَى سِتِّينَ . "
46 devesi varsa zekât olarak dört yaşına basmış 1 dişi deve vermesi gerekir. 60 deveye kadar bu böyledir.

"فَإِذَا كَانَتْ إحْدَى وَسِتِّينَ : فَفِيهَا جَذَعَةٌ ، إلَى خَمْسٍ وَسَبْعِينَ. "
61 devesi varsa zekât olarak beş yaşına basmış 1 dişi deve vermesi gerekir. 75 deveye kadar bu böyledir.

"فَإِذَا بَلَغَتْ سِتَّاً وَسَبْعِينَ : فَفِيهَا بِنْتَا لَبُونٍ ، إلَى تِسْعِينَ . "
76 devesi varsa zekât olarak üç yaşına basmış 2 dişi deve vermesi gerekir. 90 deveye kadar bu böyledir.
 
"فَإِذَا بَلَغَتْ إحْدَى وَتِسْعِينَ: فَفِيهَا حِقَّتَانِ ،إلَى مِائَةٍ وَعِشْرِينَ. "
91 devesi varsa zekât olarak dört yaşına basmış 2 dişi deve vermesi gerekir. 120 deveye kadar bu böyledir.

"ثُمَّ يُسْتَأْنِفُ الْفَرِيضَةُ ، فَيَكون فِي الْخَمْسِ : شَاةٌ مَعَ الحِقَّتَين . وَفِي الْعَشْرِ : شَاتَانِ . وَفِي خَمْسَ عَشَرَة : ثَلَاثُ شِيَاهٍ . وَفِي عِشْرِينَ : أَرْبَعُ شِيَاهٍ . وَفِي خَمْسٍ وَعِشْرِينَ : بِنْتُ مَخَاضٍ ، إلى مائةٍ وخَمْسُين ، فَيَكُونُ فِيَها ثَلاثُ حِقَاق . ثُمَّ تُسْتأنَفُ الفَرِيضَةُ ، فَفِي الخَمْسِ : شَاةٌ ، وفِي العَشْرِ : شَاتَانِ ، وفِي خَمْسَ عَشَرَةٍ : ثَلاثُ شِيَاهٍ ، وفي عِشْرِينَ : أرْبَعُ شِيَاهٍ . وفي خَمْسٍ وعِشْرِين : بِنْتُ مَخَاض . وَفِي سِتٍ وَثَلَاثِينَ : بِنْتُ لَبُونٍ . فَإِذَا بَلَغَتْ مِائَةً وَسِتَّاً وَتِسْعِينَ :  فَفِيهَا أَرْبَعُ حِقَاقٍ ، إلَى مِائَتَيْنِ . "
120 deveden sonra hesaplama ilk başta olduğu gibi yeniden başlar: 5 deve için 1 koyun, 10 deve için 2 koyun, 15 deve için 3 koyun, 20 deve için 4 koyun, 25 deve için iki yaşına basmış 1 dişi deve verilir. 150 deveye kadar bu böyledir. 150 deveye ulaşınca dört yaşına basmış 3 dişi deve verilir. Sonra hesaplama ilk başta olduğu gibi yeniden başlar ve 5 deve için 1 koyun, 10 deve için 2 koyun, 15 deve için 3 koyun, 20 deve için 4 koyun, 25 deve için iki yaşına basmış 1 dişi deve verilir. 36 deve için üç yaşına basmış 1 dişi devenin zekât olarak verilmesi gerekir. Şayet sahip olduğu develerin sayısı 196 deveye ulaşırsa 200 deveye kadar dört yaşına basmış 4 dişi devenin zekât olarak verilmesi gerekir.

"ثُمَّ يُسْتَأْنَفُ الْفَرِيضَةُ أَبَدَاً ، كَمَا اُسْتُؤنِفَتْ فِي الْخَمْسِينَ الَّتِي بَعْدَ الْمِائَةِ وَالْخَمْسِينَ . "
200 deveden sonra 150 deve ile 200 deve arasında yapılan hesaplama sürekli tekrarlanır.  

"وَالْبُخْتُ وَالْعِرَابُ سَوَاءٌ . "
Zekât konusunda develerin saf Arap devesi olmasıyla Arap ve Acem devesinden (melez) olması arasında fark yoktur.



(20) Saime: Yılın yarısından çoğunu meralarda otlayarak geçiren hayvandır.
(21) Zekât olarak verilecek koyunun bir yaşına gelmiş olması gerekir.



 10 
 : 09 Ekim 2020, 00:11:56 
Başlatan Alkame - Son mesaj Gönderen: Alkame
ZEKÂT KİTABI

Zekâtın Vücubunun Şartları:


"الزَّكَاةُ وَاجِبَةٌ عَلَى الْحُرِّ ، الْمُسْلِمِ الْعَاقِلِ الْبَالِغِ ، إذَا مَلَكَ نِصَابَاً مُلْكَاً تَامَّاً ، وَحَالَ عَلَيْهِ الْحَوْلُ . "
1- Akıllı, büluğa ermiş ve hür olan Müslümanın, tam bir mülkiyet( ) ile sahip olduğu nisap miktarına ulaşmış malı var ve bu malın üzerinden hicri bir yıl geçmişse o malın zekâtını vermesi kendisine farz olur.

"وَلَيْسَ عَلَى صَبِيٍّ وَلَا مَجْنُونٍ وَلَا مُكَاتَبٍ زَكَاةٌ . "
2- Büluğ çağına gelmeyen çocuğun, delinin ve hürriyeti için efendisi ile anlaşma yapmış kölenin zekât vermesi farz değildir.

"وَمَنْ كَانَ عَلَيْهِ دَيْنٌ يُحِيطُ بِمَالِهِ : فَلَا زَكَاةَ عَلَيْهِ . وَإِنْ كَانَ مَالُهُ أَكْثَرَ مِنْ الدَّيْنِ : زَكَّى الْفَاضِلَ إذَا بَلَغَ نِصَابَاً"
3- Bütün mal varlığını kapsayacak kadar borcu olan kimse, zekât vermekle yükümlü değildir. Ancak kişinin sahip olduğu mal, borcundan daha fazla ise ve nisap miktarına da ulaşmışsa (borçtan fazla olan) bu malın zekâtını verir.

"وَلَيْسَ فِي دُورِ السُّكْنَى ، وَثِيَابِ الْبَدَنِ ، وَأَثَاثِ الْمَنَازِلِ وَدَوَابِّ الرُّكُوبِ ، وَعَبِيدِ الْخِدْمَةِ ، وَسِلَاحِ الِاسْتِعْمَالِ : زَكَاةٌ . " 
4- Kişi; oturduğu ev, giydiği elbise, kullandığı ev eşyaları, bindiği hayvan, hizmetinde kullandığı köle ve kullandığı silah için zekât vermekle yükümlü değildir.

"وَلَا يَجُوزُ أَدَاءُ الزَّكَاةِ إلَّا بِنِيَّةٍ مُقَارِنَةٍ لِلْأَدَاءِ ، أَوْ مُقَارِنَةٍ لِعَزْلِ مِقْدَارِ الْوَاجِبِ . " 
5- Zekâtın edasının geçerli olabilmesi için kişinin zekâtı verdiği ya da zekât olarak vermesi gereken miktarı malından ayırdığı zaman zekâtın edasına niyet etmesi gerekir. Aksi halde zekâtın edası geçerli olmaz. ( )

"وَمَنْ تَصَدَّقَ بِجَمِيعِ مَالِهِ، وَلَمْ يَنْوِي الزَّكَاةَ:سَقَطَ عَنْهُ فَرْضُهَا. "
6- Malının tamamını sadaka olarak veren kimse zekâta niyet etmese bile zekât verme yükümlülüğü kendisinden düşer.


(18) Tam bir mülkiyetten kasıt; sahip olunan malın kişinin elinde bulunması ve onun üzerinde tasarruf sahibi olmasıdır.

(19) Zekât; namaz ve oruç gibi bir ibadettir. Yapılan ibadetlerin geçerli olması, ancak ona niyet etmekle mümkün olur.


Sayfa: [1] 2 3 ... 10


.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |